Üniversite hastaneleri eylemde: Asistan hekimler, hakları için iş bırakıyor

Fundanur Öztürk, Ankara

Akdeniz Üniversitesi sağlıkçı eylemi

Kaynak, TTB

Bugün piyasaya çıkan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) yönetmeliğine bakılırsa üniversite hastaneleri de Beyaz Düzeltim kapsamındaki ek ödemeden faydalanabilecek. Sadece TTB’ye bakılırsa, öngörülen ek ödeme miktarı sağlıkçıların kayıplarını karşılamaya kafi değil. Üniversite hastanelerinde çalışan asistan hekimler, Türkiye genelinde 2 gün sürecek fiil başlattı.

Sağlıkta “Beyaz Düzeltim” kapsamında, Sıhhat Bakanlığı’na bağlı hastanelerde çalışan asistan hekimlerin ek ödeme alması kararlaştırılırken, üniversite hastanelerinde vazife icra eden asistan hekimler kapsam dışı kalmıştı.

Bugün YÖK tarafınca piyasaya çıkan Yönetmelikle beraber üniversite hastaneleri de ek ödeme kapsamına dahil edildi sadece sağlıkçılara bakılırsa, öngörülen ek ödeme miktarı sağlıkçıların kayıplarını karşılamaya kafi değil.

Akdeniz Üniversitesi’nde basın açıklaması icra eden Asistan Doktor Şükrü Çetiner, “Beyaz düzeltim kapsamında ekonomik haklarımızda kısmen iyileştirme yapılmış oldu. Fakat hekimler gelir getiren ve getirmeyen olarak sınıflandırılmış, maaşımız tek kalemde verilmediği için emekliliğe yansımayan düzenlemeler yapılmıştır” dedi.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise düzenlemeye ilişkin toplumsal medya hesabından yapmış olduğu açıklamada, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Yükseköğretim Kurulu ve üniversite hastanelerimizde vazife icra eden tüm personelimiz adına teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

BBC Türkçe’ye konuşan Türk Tabipleri Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut, yönetmelikle beraber üniversite hastanelerinde çalışan asistan hekimler için aylık en fazla 850 TL’lik bir artışın öngörüldüğünü söylüyor.

Bulut’un verdiği bilgiye bakılırsa, kafi bütçeleri olmayan üniversite yönetimlerine, bu miktarı yarı yarıya düşürebilme yetkisi veriliyor.

Bulut, “YÖK’ün yönetmeliğiyle beraber üniversite hastaneleri de ek ödeme kapsamına aldı sadece üniversite yönetim kurullarına yüzde 50 kesinti yetkisi verildi” diyor:

“Bu ek ödeme asla tatminkar değil. Bizim talebimiz emekliliğe yansıyan, eşit işe eşit ücret ve tek ücrettir. 2003 yılındaki satın alma gücümüze erişebilmemiz için, şu andaki maaşlarımızın 3 ile çarpılması gerekir.”

“Başka bir ifadeyle, cebimizdeki 3 liranın 2 lirası yok olmuş durumda. Emekliliğe yansıyan maaşlara zam yapılmadıkça, bu ek ödemeler kayıplarımızı karşılayamaz.”

‘Asistan hekimler geçinemiyor’

Asistan hekimler, esas problemin “geçim sıkıntısı” bulunduğunu söylüyor.

Türkiye’de hekimlerin maaşı hastane döner sermayesinden alınan hisse ile birkaç kalemden oluştuğu için, hangi hastane/hangi branş ya da ayda kaç nöbet tuttuğunu bilmeksizin bir hekimin maaşını söyleyebilmek oldukça güç. 

İzmir’de bir üniversite hastanesinde çalışan asistan doktor Merve, “Asistan hekimlerin emek verme şartları oldukca ağır. Hem de Türkiye’de buna bir de maddi kaygılar ekleniyor. Emek verme motivasyonunu daha da düşürüyor” diyor:

“Birçok ay geçinmekte güçlük yaşıyorum. Maaşımız bölümden bölüme, tutulan nöbet sayısına ve yerine bakılırsa değişiyor. Mesela yoğun bakım nöbetinde daha yüksek, servis nöbetinde daha düşük ücret alınıyor.

İstanbul’da bir üniversite hastanesinde asistan hekimlik yaparken hem de bir hususi hastanede kayıt dışı olarak gece nöbetlerine gittiğini söyleyen Okan ise geçinebilmek için bunu yapması icap ettiğini söylüyor.

Kendi hastanesinde yapabileceği maksimum nöbet sayısı ve alacağı nöbet tutarına ek olarak, bunu yapmak zorunda bulunduğunu konu alıyor.

İzmir’de bir üniversite hastanesinde asistan doktor olan Merve de bu sistemin asistan hekimler içinde “oldukça yaygın” bulunduğunu söylüyor.

Merve, kendi branşının hususi hastanelerde nöbet tutarak ek gelir elde etmeye uygun olmadığını söylüyor:

“Bazı branşlarda bu oldukca yaygın, birçok asistan doktor hususi hastanelerde kayıt dışı nöbet tutarak ek gelir elde ediyor. Hususi hastanelerde sık gereksinim duyulan bölümlerdeki asistan hekimler bunu yapabiliyor.

“Yabancı uyruklu asistanlar da bunu oldukca sık yapmak durumunda kalıyor zira onların maaşları oldukca düşük, bizimkileri neredeyse yarısı… Bunun oldukca yaygın bulunduğunu hastaneler de biliyor, hepimiz biliyor fakat yasal değil.”

Merve, uzun süre süresince, gün aşırı 36 saatlik mesailer şeklinde nöbet tutarak çalışmak zorunda kaldığını konu alıyor:

“Sözgelişi resmi olarak ayda 15 nöbet tutulamaz fakat bazı bölümlerde çalışan asistan hekimler hala ayda 15 nöbet tutuyor.

“Hekimlerin nöbet sonrasında izinli olması gerekirken, Ege Üniversitesi’ndeki bir çok bölümde nöbet ertesi izin uygulaması hala yok. Dolayısıyla 36 saat emek verme sistemi devam ediyor.”

Antalya'da sağlıkta şiddet eylemi

Kaynak, TTB

‘Nöbetten eve, evden nöbete…’

Asistan hekimlerin bu sıkıntılı emek verme şartlarına “geçici bir dönem” gözüyle bakarak katlanmak zorunda kaldığını söyleyen Merve, asistan hekimlikte mobbingin oldukca yaygın bulunduğunu düşünüyor:

“Bir hoca ayda 15 tutulacak dediyse bitmiştir, buna karşı çıkamayız. Aksi halde o hocadan alacağımız eğitim etkilenebilir. Bu da asistanların kendi hakları için savaşım edebilmelerinin önünde engel oluşturuyor.”

24 saat nöbetin peşinden bir de ertesi gün poliklinikte yanlarında uzman doktor olmadan hasta bakabildiklerini söyleyen Merve, asistan hekimlik mevzusunda daha kapsamlı iyileştirmeler yapılması icap ettiğini düşünüyor:

“Bu durum ertesi günkü performansınızı da etkiliyor, bir ihtimal ameliyata giriyorsunuz o şekilde. Eğer nöbet fena geçtiyse, ertesi gün oldukça zor geçiyor. Nöbetten eve, evden nöbete benzer biçimde bir döngü oluyor hayatında.”

BBC Türkçe’ye konuşan hekimler, asistan hekimliğin aslen yönetmelikteki tanımı itibariyle bir “eğitim süreci” olması gerekirken, daha oldukca “hizmet verme” şeklinde gerçekleştiğini belirtiyor.

Hastanelerdeki iş yükünün fazlalığı sebebiyle sıhhat hizmetinde eleştiri bir role haiz olduklarını belirten asistan hekimler, bu durumun eğitimlerini aksatan bir yönü bulunduğunu değerlendiriyor.

Poliklinikler dahil hiçbir bölümde asistan hekimlerin tek başına hasta göremeyeceğini ve yalnız eğitimlerinin bir parçası olarak hocayla beraber bakabileceklerini söyleyen hekimler, birçok hastanede bu işi tamamen kendilerinin yaptığını söylüyor.

Türkiye genelindeki üniversite hastaneleri eyleminin 2 gün sürmesi planlanıyor.

*Bu haberin ilk hali, 19 Ağustos 2022’de yayımlanmıştır.

Yoruma kapalı.