Tahıl koridoru seçimi etkiler mi? – Yazarlar – Hüseyin GÜLERCE

Başlıktaki sual, 6’lı masadaki karşıcılık temsilcilerini tedirgin ediyor. Daha iki ay öncesine kadar, “Kılıçdaroğlu aday olursa Erdoğan’ı 10 puan geçiyor” diye zil takıp oynayan yazarlarda bile “karşıcılık kaybediyor” telâşı başladı.

Tahıl koridorunun tekrardan açılması, muhalefeti niçin tedirgin ediyor?

Şundan dolayı Erdoğan’ın bilhassa Rusya-Ukrayna cenginde öne çıkan liderlik görevi giderek güçleniyor. Azca gelişmiş ülkelerden Erdoğan için yükselen alkış sesleri artık 6’lı masadan duyuluyor.

Türkiye o şekilde dengeli siyaset yürütüyor ki, Ukrayna da takdir ediyor, Rusya da, ABD da, Avrupa da…

ABD medyası, “Ukrayna savaşı, Erdoğan’ı istisnai bir role kavuşturdu” manşetleri ile çıkıyor.

Türkiye, bir taraftan Ukrayna’ya SİHA satıyor, bir taraftan da Putin ile Erdoğan şu anda dünya politika sahnesinde iki dost benzer biçimde davranıyorlar.

Putin Erdoğan’ı daha geçen hafta övdü. “Cumhurbaşkanı Erdoğan kuvvetli ve sağlam bir önder” dedi ve Türkiye’nin, kendileri için güvenilir bir ortak bulunduğunu söylemiş oldu.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski de Erdoğan’dan güvenilir, sözünün eri önder diye bahsediyor.

Türkiye, bu dengeyi kurarken, kendi ulusal menfaatlerinden ödün vermiyor.

ABD ve AB, cenk sebebiyle Rusya’ya yaptırım kararları aldı. Türkiye bunlara asla katılmadı. Fakat garip değil mi, hem Washington, hem Brüksel sesini yükseltip Türkiye’ye bir şey demiyorlar.

Demedikleri benzer biçimde, tahıl koridorunun açılmasından, Rusya’nın tutsak almış olduğu Ukrayna askerlerinin takas yöntemiyle özgür bırakılmasına kadar Batı’da Erdoğan’a övgüler var.

Son olarak hafta başlangıcında Rusya’nın tahıl anlaşmasını askıya almasından sonrasında Erdoğan’ın devreye girerek problemi çözmesi takdirle karşılandı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Rusya’nın tekrardan Karadeniz Tahıl Girişimi anlaşmasına dönmesindeki rolünden dolayı Türkiye’ye teşekkür etti. Ned Price konuşmasında, ‘Türk müttefiklerimizin çabalarını derinden takdir ediyoruz. Genel Yazman ve Türkiye’nin bu anlaşmayı yeniden rayına sokmasına müteşekkir ve minnettarız.” dedi.

Avrupa Birliği Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, toplumsal medya mesajında, “AB, Rusya’nın Karadeniz Tahıl Girişimi’ne dönme sonucunda Birleşmiş Milletler ve Türkiye’nin oynadığı rol için minnettardır” açıklamasını yapmış oldu.

Rusya-Ukrayna savaşı da gösterdi ki, Türkiye NATO’nun en mühim ülkelerinden biridir ve yeni dengeler için Türkiye’nin görevi, etkinliği giderek Batı başkentlerinde kabul görüyor.

Erdoğan’dan rahatsız olanların; ne yapacakları, nerede iyi mi duracakları belli olmayan, şaşkın bir karşıcılık bloğunu tercih etmeleri kolay olmayacaktır.

Bakınız, Kılıçdaroğlu son ABD gezisinde, Rusya-Ukrayna cenginde Ukrayna’nın yanında yer almamız icap ettiğini düşünüyoruz.” deyiverdi.

Türkiye, Ukrayna’nın yanında olsaydı, Türkiye tekrardan ABD ekseninde uydu bir ülke olmayacak mıydı?

Akşener’in duruşunu da hatırlayalım:

“Putin haddini aşmıştır. Zaman, boş söz değil, yaptırım vaktidir. Arabuluculuk kisvesi altında Putin’in sırtını sıvazlayan bir dış ilişkiler, Cumhuriyet Türkiye’sine yakışmaz.”

Laflara bak…

İki 6’lı masa müdavimi de “ABD’nın yanında olmalıyız” demekle, “PKK’nın, YPG’nin de destekçisi olmalıyız” diyorlar.

CHP Çanakkale Milletvekili ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Adam birkaç gün ilkin yapmış olduğu açıklamada terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı PYD için “Bizim sınırımızda başkası olacağına PYD olsun” dedi.

Türkiye’nin denge siyaseti, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güçlenen liderliği, inşallah 2023 seçimlerinde yeni refah, istikrar ve kalkınma koridorları açacak…

Yoruma kapalı.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası