Liz Truss, İngiltere için nasıl bir başbakan olacak?

Nicholas Watt | BBC Newsnight Siyaset Editörü

Liz Truss

Kaynak, Getty Images

Her yeni başbakanın omuzlarına öyleki ağır bir yük yüklenir ki, bu sorumluluğun büyüklüğü karşısında çoğu zaman içten içe sessiz bir ürperti yaşar.

Liz Truss’ın kişilik özellikleri içinde ise kendinden şüphe duymak yok. Son günlerde onunla bir araya gelenler bu yarıştan ne kadar keyif aldığını ve ne kadar kendisine güvendiğini konu alıyor.

Fakat İngiltere’nin yeni başbakanı bile kendi deyimiyle “göz yaşartıcı” enerji faturaları mevzusunun büyük bir mesele bulunduğunu kabul edecektir. Benzeri büyüklükte problemlerle son olarak Truss’ın kahramanı Margaret Thatcher 1979’da başbakan olduğunda karşı karşıya kalmıştı.

Thatcher o dönem Başbakanlık Konutu’na yerleşirken, İngiltere kamuoyunun oldukça iyi tanımış olduğu bir politikacıydı. Dört senedir ana karşıcılık lideri olarak siyasal çizgisini ortaya koymuştu.

Truss ise sekiz senedir kabinede çeşitli görevlerde bulunmuş oldu fakat kamuoyunca Thatcher benzer biçimde tanınmış bir politikacı değil.

Son olarak Dışişleri Bakanlığı meydana getiren Truss’ı izleyen, tanıyanlar bile tam olarak ne yöne gideceğini bilemiyor.

Karşımızda birkaç yıl ilkin Avrupa Birliği (AB) savunuculuğundan kolayca Brexit çizgisine geçebilen pragmatik bir siyasetçi mi olacak? Ya da liderlik kampanyasında çizdiği imaja uygun olarak, vergileri indirmekte ısrarlı ve Thatcher’ın meşhur sözüyle “yolundan dönmeyen bir hanım” olarak mı yönetecek?

Son birkaç gündür BBC televizyonunun ana haber çözümleme programı Newsnight, Truss’ın iyi mi bir başbakan olabileceğine ışık tutabilmek amacıyla onu iyi tanıyanlarla mülakatlar yapıyordu.

Hepsi, Truss’ın karar süreçlerinde geçmişindeki iki eğilimi de sürdüreceğinde aynı fikir oldular.

Geçtiğimiz hafta sonunda Truss, başbakan seçildiği takdirde, ilk hafta enerji faturaları mevzusunda insanlara destek olacak bir plan sunacağını söylemiş oldu.

‘En kuvvetli yanı uyum sağlayabilmesi’

Fakat bu ayın sonuna doğru, yeni maliye bakanının, Truss’ın kampanyası esnasında verdiği vaatlere uygun daha genel bir planın ana hatlarını sunması umut ediliyor.

2010’da Truss ile aynı yıl parlamentoya giren ve onunla beraber kabinede vazife meydana getiren Nicky Ann Morgan enerji krizine vereceği yanıtta yeni başbakanın karakterinin iki yönünü de, kısaca hem pragmatik hem de ideolojik yanını beraber göreceğimizi söylüyor. Truss’ı bir oldukca alanda belli bir kategoriye sokmanın zor olacağını kaydediyor.

ConservativeHome adlı web sitesinin editörü Paul Goodman da eski bir milletvekili ve Liz Truss ile parlamentoda tanışmış. Yeni başbakanın hem enerji kriziyle baş edebilmek hem de siyasal desteğini güçlendirmek için ülkeyi teyakkuza geçirmesi icap ettiğini söylüyor:

“Liz Truss’ın seneler içinde gösterdiği en mühim özelliği uyum sağlayabilmesi. Dolayısıyla bir zamanlar AB’de kalmaktan yana iken şimdi ayrılıktan yana olanların göz bebeği. Bir zamanlar Liberal Demokrat iken şimdi Tutucu Parti sağ kanadının öncüsü rolünü canlandıran. Bu liderlik yarışında da 10 senedir kabinede yer almış olduğu halde kendisini taze güç olarak yansıtmayı başardı. Dolayısıyla kendini tekrardan buluş etmek ve güç toparlamak bakımından oldukca kuvvetli bulunduğunu söyleyebiliriz.”

Liz Truss eski maliye bakanlarından George Osbourne ile

Kaynak, Getty Images

Truss her ne kadar duruma uyum kabiliyeti kuvvetli bir politikacı olsa da, bu krizde, insanlara bir kaç misline çıkan elektrik ve gaz faturaları mevzusunda ciddi bir devlet desteği politikasını benimsemesi oldukca kolay değil.

Paul Goodman “Bu mevzuda önündeki güçlük şu: Onu liderliğe seçenlerin (Tutucu Parti’nin 140 binden fazla üyesi) oldukca büyük bir kısmı değişik bir yaklaşımdan yana” diyor ve ekliyor.

“Bu durumda Tutucu Parti içinde kendisine oy vermeyen kanadın desteğini almak zorunda. Bu da onu seçenlerin bir kısmını rahatsız edecek hatta kim bilir öfkelendirecek. Bu deveyi gütmek siyaseten oldukca güç olacak.

Truss’ı, parlamentoya girmeden ilkin çalmış olduğu Cable and Wireless telekomünikasyon şirketinden tanıyan, firmanın yönetim kurulu üyesi İşçi Partili eski müdafa bakanlarından George Robertson’a nazaran ise Truss’ın en kuvvetli yanlarından biri insanlarla iyi geçinmesi.

Fakat onun siyasete ideolojik yaklaşımının ilk tanımış olduğu zamanlara nazaran giderek daha katılaştığını ve başbakanlığına da bunun damgasını vuracağını düşünüyor.

“Onunla parlamentoda ara sıra karşılaştığım ilk zamanlardan bu yana ideolojik sağ yaklaşımı daha güçlendi. Başbakanlıkta da da ideolojik olarak epey durağan(durgun) fikirli biri olacağını tahmin ediyorum.”

Yoruma kapalı.