Etiyopya’da iç savaş neden yeniden başladı?

Alex de Waal, BBC Afrika analisti

Etiyopya

Kaynak, Getty Images

Etiyopya’da federal hükümet ile Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) arasındaki cenk tüm şiddetiyle tekrardan başladı. Müzakerelere geri dönülmesi mevzusunda belirsizlik hakim.

Her iki taraf da çatışmayı başlatan ilk kurşunun 24 Ağustos sabahı erken saatlerde Tigray’ın cenup sınırlarındaki Kobo nahiyesinden atılmış olduğu mevzusunda aynı fikir. Her iki taraf da birbirini suçluyor.

Batılı diplomatlardan elde edilmiş bilgilere nazaran, Etiyopya Ulusal Müdafa Gücü ve Fano olarak malum müttefiki Amhara milisleri önceki haftalarda bu bölgeye büyük bir askeri güç sevk etti.

Diğer yanda TPLF, toplu askere alma kampanyasıyla saflarını sıklaştırdı ve kaynaklarının çoğunu eğitime ve tekrardan silahlanmaya ayırdı. Sadece zorla askere alma iddialarını da reddetti.

TPLF’nin geçen yılki çatışmalarda federal ordudan büyük bir cephanelik ele geçirdiğine ve yurt dışından yeni silahlar satın aldığına dair söylentiler var.

Gerilimler son dönemde yükseliyor olmasına karşın, yalnız birkaç hafta öncesine kadar sulh görüşmelerinin yakında başlayacağına dair iyimserlik vardı.

Etiyopya bayrağı

Kaynak, Getty Images

Başbakan Abiy Ahmed, Temmuz ayında faaliyetlerine başlamış olan sulh komitesinin başkanlığını, yardımcısı Demeke Mekonnen’e vermişti.

Bundan önceyse, Abiy’in TPLF ile gizlice görüşmeleri için üst düzey yetkilileri görevlendirdiği bildirilmişti.

Seyşeller ve Cibuti’deki oturumlarda, Etiyopya kuvvetlerinin Tigray ablukasını kaldıracağı, Eritre’nin hükümeti desteklemek için gönderilmiş olduğu birlikleri geri çekeceği ve iki tarafın Kenya’nın başkenti Nairobi’de Başkan Uhuru Kenyatta’nın ev sahipliğinde görüşmelere başlamış olacağı mevzusunda anlaşmaya varıldı. Görüşmelerde ilk gündem maddesi kalıcı bir ateşkes sağlanması olacaktı.

Perde arkasında, ABD bu görüşmeleri kuvvetli bir halde destekliyor ve Kenya ile ortaklaşa çalışıyordu.

Savaşın arkaplanı

Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) adlı milis örgütlenmesi, 1991 senesinde hükümeti deviren ittifakın bir parçasıydı.

Bu yapı, Nobel Sulh Ödülü sahibi Başbakan Abiy Ahmed’in, TPLF’nin katılmayı reddettiği, yeni bir koalisyon hükümeti kurduğu 2019 yılına kadar etkili olmayı sürdürdü.

Tigray’da iktidarını sürdüren TPLF, 2020’nin Eylül ayında, Ahmet hükümetinin ulusal düzeyde Covid-19 salgını sebebiyle seçimleri erteleme kararını tanımayarak seçimlere gitti.

İki ay sonrasında TPLF birlikleri bölgedeki Etiyopya ordusuna ilişik bir üsse hücum düzenledi. Federal hükümet de cevap olarak Tigray’a karşı büyük bir askeri harekata girişti.

O tarihten beri bölgede gerginlik ve çatışma askeri düzeyde devam ediyor.

tigray

Kaynak, Getty Images

‘Açlık bir tabanca olarak kullanılıyor’

2 Ağustos’ta Tigray başkenti Mekelle’yi ziyaret eden ABD Hususi Temsilcisi Mike Hammer ile Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler elçileri, bölgede “elektrik, telekomünikasyon, bankacılık ve öteki temel hizmetlerin süratli bir halde tekrardan verilmeye başlanması” ve “sınırsız insani erişim” çağrısında bulundular. Abiy bu tarz şeyleri yerine getirmeyi kabul etmişti.

TPLF, hükümeti taahhütlerini yerine getirmemekle suçluyor.

Hükümet TPLF ile herhangi bir görüşme yapıldığı iddialarını kabul etmiyor. Internasyonal elçiler de görüşmelerin niçin bozulmuş olduğu mevzusunda sessiz kalıyor.

Temmuz ve Ağustos süresince, Addis Ababa temel hizmetleri büyük seviyede kuşatım altında tuttu ve bu dönem yalnızca oldukca azca besin, ilaç ve gübrenin ülkeye ulaşmasına izin verdi.

TPLF, Ababa’nın açlığı bir tabanca olarak kullandığını ve internasyonal yardımın son aşama yetersiz bulunduğunu korumak için çaba sarfediyor.

TPLF lideri Debretsion Gebremichael, savaşın arifesinde internasyonal liderlere gönderilmiş olduğu açık mektupta şunları söylemişti:

“Ne tarafa dönecek olursak dönelim ölümle yüzleştiğimiz noktaya hızla yaklaşıyoruz. Seçimimiz açlıktan mı yoksa haklarımız ve onurumuz için savaşarak mı öleceğimizden ibaret.”

Etiyopya

Kaynak, Getty Images

Açlıktan ölenlerin sayısı bilinmiyor

Tigray’da açlık yüzünden toplam kaç kişinin öldüğünü kimse bilmiyor fakat Belçika liderliğindeki bir bilimsel niteliği olan ekip tarafınca bu senenin başlarında meydana getirilen bir araştırmada, Kasım 2020’de iç cenk başladığından bu yana 500 bin kadar Tigraylı’nın açlıktan ve buna bağlı nedenlerden öldüğü tahmin edilmişti.

TPLF’nin yönetimi tekrardan ele geçirdiği Haziran 2021’den bu yana internasyonal basından ya da yardım kuruluşlarından neredeyse kimsenin bölgeye girişine izin verilmiyor.

Kriz kısa vadede giderek derinleşecek benzer biçimde görünüyor.

Etiyopya hava kuvvetleri geçen hafta Mekelle’yi bombalayarak bir anaokulunu vurdu ve sıhhat personeline nazaran üçü çocuk yedi kişiyi öldürdü. Hükümet bu iddiaları reddetti. Salı gecesi Mekelle’ye ikinci bir hava saldırısı yapıldığı bildirildi.

tigray hava saldırısı

Kaynak, TIGRAI TV/REUTERS

Etiyopya hava kuvvetleri, Sudan hava sahasından Tigray’a tabanca getiren bir uçağı düşürdüğünü iddia etti. TPLF bunu yalan olduğunu beyan etti.

Eritre’de Tigray sınırına yakın konumlarda büyük askeri birliklerin hareket ettiğine dair haberler var. Eritre hükümeti bu iddalara cevap vermedi.

Çarşamba günü, Tigray’ın batısından Sudan sınırına doğru çatışmalar yaşandığı bildirildi.

Kobo için büyük bir cenk koptuğu da gelen bilgiler içinde. Tigray kaynakları, büyük bir cephaneliğin ele geçirildiğini, 20 tümenden oluşan devasa bir kuvvete karşı kati bir zafer kazanıldığını iddia ediyor.

Bu iddia bağımsız kaynaklar tarafınca hemen hemen doğrulanamadı.

Etiyopya hükümeti kayıplara uğradığını reddediyor. Yönetim Kobo’yu tahliye ettiğini deklare etti. Ve Kobo’nun 50 km güneydeki Woldia kentinden gelen haberler, ordunun burada görülmediğini söylüyor.

TPLF şimdiye kadar güçlerini güneye kaydırmadı; Woldia’yı ele geçirdiğine dair haberleri de yalan olduğunu beyan etti.

TPLF, sulh görüşmelerinin acilen başlamasını istediğini söylüyor.

Ülkede yeni bir yönetim oluşturulmasını sağlayacak resmi ve güvenilir bir süreç de işlemiyor.

Bugüne dek ABD ve Kenya tarafınca başlatılan girişimler başarısız oldu.

TPLF, herhangi bir müzakereye ön şart olarak, kuşatmanın kaldırılmasını talep ediyor.

Geçen hafta yaşanmış olan ölümler ve acı Etiyopyalılar ve internasyonal cemiyet tarafınca şimdiye kadar çoktan anlaşılması ihtiyaç duyulan bir şeyi bir kez daha kanıtladı: Tigray’daki savaşın askeri bir çözümü yok.

Yoruma kapalı.