Bakan Soylu’dan Fincancı’ya sert tepki: Yaptığı PKK’ya koruma sağlamaktır

Asil, Fethiye’de bir otelde düzenlenen, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının 2022 Yılı İnceleme ve Değerlendirme Toplantısında, sabah katılmış olduğu Göç Kurulu Toplantısında, göç emekleri üstüne değerlendirmeler yaptıklarını söyledi.

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonrasında Osmanlı’nın eski topraklarında kurulan ülkelerin neredeyse hepsinde ciddi bir istikrarsızlık ve savrulma bulunduğunu ifade eden Asil, Afrika’da mühim petrol ve elmas yataklarına haiz ülkelerin vatandaşlarının da kendilerini göç yolunda bulduğunu kaydetti.

Asil, “Darbelerle, terörle bunu halletmeye çalıştılar. Sorun yalnız ülkenin zenginliğinin yada ülkenin fakirliğinin olup olmamasıyla ilgili değildir. Türkiye 40 yıl terörle savaşım etti. 60 senedir da darbeci vesayet yapılarıyla kıran kırana savaşım veriyor. Bu ülke petrol zengini değil, elmas madenleri yok. Peki bunu iyi mi başarmaktadır? İfade etmeliyim ki Cumhurbaşkanlığı forsunda bulunan 16 Türk devletinin ilk başlangıcından süzüp getirmiş olduğu bir akılla, gelenekle bunu yapmaktadır.” diye konuştu.

Kolluk kuvvetlerinden kamu kurum kuruluşlarına kadar birçok kurumun 200 yıla yakın ömrü bulunduğunu vurgulayan Asil, bazılarının bu kurumlara devamlı attığı iftiraların işe yaramayacağını dile getirdi.

“BU ALÇAKÇA İFTİRAYI ATIP PKK’NIN PROPAGANDASINI YAPMAYA YELTENDİ”

TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı’nın Türk devletine, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karacılık attığını belirten Asil, şöyleki konuştu:

“Bu alçakça iftirayı atıp PKK’nın propagandasını halletmeye yeltendi. Aslına bakarsak bu coğrafya bu şekilde bir şeyi daha ilkin bizim ordumuzdan değil, geleneği olmayan devletlerin ordularından ve korumaya çalmış olduğu terör örgütlerinden görmüş oldu. Jandarma, asker, polis, kanun ve hukuk çerçevesinde hareket eden, kurum disiplini olan yapılardır. İllegal işlerin, insanlık dışı işlerin bu yapılarda yeri olmaz. Bu karacılık sahibinin yapmış olduğu PKK’ya, terör örgütüne bir koruma sağlamaktır ve bunu ilk kez de yapıyor değil. Bunu onlarca defa ortaya koydular. Türk devletinin içeriden ve dışarıdan iyi mi saldırılara muhatap olduğuna sizler şahitsiniz. Sizler defaatle bunu gördünüz ve bunu yaşıyorsunuz. Bir tek o değil. O ortaya çıkınca hep birlikte gördük ki koro sesini topyekün yükseltmeye başladı. Şundan dolayı terörle mücadelemiz yalnız terör örgütlerini değil, terör örgütlerinin destekçilerini de rahatsız etmektedir. Avrupa ve ABD gücü yetmeyince operasyon çocuklarını devreye sokmaktadır.”

Asil, karacılık girişiminin, yabancılardan, içerideki ihanet çetelerine kadar Türkiye’nin karşısındaki ittifakla iyi mi irtibatta olduklarının da net bir göstergesi bulunduğunu söylemiş oldu.

“Türk Tabipler Birliği kurumunun başlangıcında bu şekilde bir müfterinin, ülke ve millet düşmanının bulunması milletin kanına dokunmaktadır.” diyen Asil, “Terör örgütünü isim vermeden, kırıp dökmeden sözde kınayanlar, Türkiye’ye meydana getirilen bu iftiraya bakalım ne diyecekler. Tam da bugün onun bir imtihanı ve bir imtihanı. Bu coğrafyada hepimiz için o denli oldukca sınav var ki, samimiyetsizler bu imtihanlarla devamlı karşı karşıya kalacaklar.” ifadelerini kullandı.

Asil, Muğla’nın Fethiye ilçesindeki bir otelde düzenlenen, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının 2022 Yılı İnceleme ve Değerlendirme Toplantısı’nda yapmış olduğu konuşmada, Yunanistan’a göçte uyguladığı sertlik mevzusunda tek söz söyleyemeyenlerin, kendi ordularına meydana getirilen iftiraya da sessiz kalacaklarına hep beraber şahitlik edeceklerini belirtti.

Yunanistan’ın yapmış olduğu geri itme zulmünün “pişmeden bir devlet olmasından kaynaklandığını” belirten Asil, şöyleki konuştu:

“Kolluk birimlerimiz, ordumuz, bu ülkenin bayrağını, toprağını, özgürlüğünü korur fakat siz değerli ziyaretçilerimizin omuzlarında da bu devletin geleneğini, zamanı, aklı, karakteri koruma yükümlülüğü vardır. Sizler ve sizden öncekiler bugüne dek sebat ettiniz, nöbet yerini terk etmediniz. FETÖ şeklinde ihanet çetelerine karşın vesayet akıllarına karşın terk etmediniz. Bu devleti bir çadır devleti haline getirmek isteyenlere birilerinin müstemlekesi yapmak isteyenlere, müsaade etmediniz. 17-25 Aralık ve 15 Temmuz süreçlerinde bu devlet geleneği FETÖ’nün saldırısına maruz kalmışken, Mülkiye Teftiş Kurulumuz ağır bir mesuliyet yüklenmiştir. FETÖ ile savaşım kapsamında, İçişleri Bakanlığı ve bağlı kuruluşlardaki 473 soruşturma sonucunda, 27 bin 166 personel hakkında düzenlenen 1993 raporda mülkiye müfettişlerimizin imzası vardır. Zor bir dönemdi, fedakarlık gerektiren bir dönemdi ve bu kurum bu fedakarlığı hakkıyla yerine getirmiştir. Tanrı sizlerden razı olsun. Siz değerli ziyaretçilerimizin her birine tek tek teşekkür etmek isterim. Halihazırda 177 mülkiye müfettişimiz var. Bu kurumun sayısının artırılması kolay değil. Bir mülkiye müfettişinin yetişmesi meslekte pişmesi süre ve emek isteyen bir meseledir.”

Asil, mülkiye müfettişliğinin başından itibaren usta çırak alışkanlığını devam ettiren bir meslek bulunduğunu beyan etti.

15 Temmuz süreci öncesi ve sonrasındaki vazife yoğunluğu yaşandığını belirten Asil, bu yıl 56 mülkiye müfettişinin 271 teftişi gerçekleştirdiğini ve teftişler sonucunda 273 rapor düzenlendiğini bildirdi.

Amaçlarının yalnız ceza vermek olmadığını, rehberliğin de en mühim görevleri içinde bulunduğunu belirten Asil, şunları kaydetti:

“En iyi, doğru, güzel, iyi uygulama örneklerini bir vesile ile ifade etmeye yönelik bir rehberlik, bir tecrübeyi, bilgiyi, deneyimi ortaya koyan anlayışın ta kendisidir. Terör örgütünün talimatlarıyla yönetilen belediyelerde hep birlikte bunu gördük. Gene orada da büyük bir çaba ortaya koydunuz. Türk devletinin, bu milletin karşı karşıya kalmış olduğu büyük bir tehlikeden o belediyelerimizi, mağdur etmiş olduğu vatandaşlarımızı koruduk. Kısaca vergi verecek fakat hizmet alamayacak yurttaşlarımız. Hizmet nereye gidecek? Para nereye gidecek? Dağa ve terör örgütüne doğru gidecek. Burada da Mülkiye Teftiş Kurulu’nun ortaya koymuş olduğu büyük kararlılık tamamımız açısından ehemmiyet taşımaktadır. Tüm bunlarla beraber ortaya konulmuş olan adımlar takdire değerdir. Keza yenilikçi adımlar var. Bilhassa 2019 senesinde başladığımız Kolluk Nezaret Komisyonu var. Mülkiye Teftiş Kurulu’nun sekreterliğini yürüttüğü Kolluk Nezaret Komisyonu’nun faaliyete geçmesiyle beraber kolluk çalışanı ile alakalı şikayetler kayıt altına alınmaya ve izlenmeye başlanmıştır. Bu kapsamda merkezi kayıt sistemine ortalama 196 bin kolluk çalışanı hakkında 146 bin müracaat kaydı yapılmış. Bakanlık birimlerimizin bilhassa stratejik planlarımıza mevzuata uygun çalışmalarını temin etmek için personel intiharından uyuşturucuyla mücadeleye, hanıma yönelik şiddetten otoyollarda hız kontrolüne kadar pek oldukca mevzuda araştırma ve araştırma emekleri yürütülmüştür.”

Asil, Muğla’nın Fethiye ilçesindeki bir otelde düzenlenen, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 2022 Yılı İnceleme ve Değerlendirme Toplantısı’nda, ülkede milyonlarca adama, hanıma sertlik mevzusunda informasyon verdiklerini, uyuşturucuyla mücadelede bilhassa çocuk ve gençlere bunun sonucunun nereye varabileceğine yönelik programlar yaptıklarını söylemiş oldu.

Bir tek “vaka olsun ve olduktan sonrasında da aydınlatmaya çalışalım” şeklinde bir mantık içinde olmadıklarını belirten Asil, “Kimi zaman birçok kampanyayı bir arada yürütüyoruz. Geçen yıl neredeyse 50 milyona yakın AFAD eğitim kampanyası yaptık. Bu yıl gene 60 bin AFAD tatbikatı yaptık, gerçekleştirdik ve devam ediyoruz. Bunlar ülkede ilk kez meydana gelen tatbikatlar. İlk kez bazı kurumların bir araya gelmiş olarak gerçekleştirdiği tatbikatlar. Bunlar bir taraftan devlet mekanizmasının, kurumlarımızın, milletimizin bu mevzularla karşı karşıyla kaldığında iyi mi hareket edeceğimizi ortaya koyuyor ve farkındalık da yapmaya çalışıyor. Mekanizmanın işlemesini sağlıyoruz.” diye konuştu.

Bundan sonraki çalışmalarının da aynı azim ve kararlılıkla devam edeceğini vurgulayan Asil, şunları kaydetti:

“Biz Cumhuriyet’in birinci asrının çocuklarıyız. Fakat bir farkımız var. Şimdi Cumhuriyet’in ikinci asrını da Tanrı nasip ederse hep birlikte göreceğiz. Bizlere Cumhuriyet’in birinci asrını emanet edenlere, bu ülkeyi kuranlara, bu ülkenin özgürlük ve özgürlük mücadelesini verenlere yakarma ediyoruz. Bizlere bir bilanço bıraktılar. Yok edilmeye çalışılan bir ülkenin iyi mi bağımsızlığına ulaşabileceğinin bir bilançosunu bıraktılar. Ikimiz de nesil olarak, gelecek nesillerimize Cumhuriyet’in birinci asrının bilançosunu bırakacağız. Kuvvetli bir devlet, büyük bir Türkiye, etrafındaki coğrafya ve dünyadaki ilgi alanlarını tesir alanlarına döndürmüş bir Türkiye, haksızlıklara meydan okuyan bir ülke var. Şahıs başına gelir seviyesi 2 bin dolardan 10 bin dolara çıkarsa da komşuluğunu, tarihsel duruşunu, uygarlık değerlerini, ulusal duruşunu unutmayan bir Türkiye var. Her geçen gün altyapısını tamamen yapmış olup bitiren bir Türkiye var. 21. yüzyılın, geleceğin altyapısını gelecek nesillere ve geleceğin Türkiye’sine hazırlayan bir ülke, bir bilanço bırakacağız. 100 yıl sonrasında dönerek diyecekler ki, etrafındaki coğrafyada Suriye, Irak, Yemen, Libya, Lübnan, İran, Afganistan, Pakistan şeklinde devamlı istikrarsızlaştırılmak istenen ülkeler varken, ABD ve Avrupa’nın burnunu asla çıkarmadığı Balkanlar varken Türkiye, devamlı kendi trendini yukarı doğru götürmüş olan, dünyada herhangi bir sorun olduğu süre bu problemin çözümü için kendisine müracaat edilen bir ülke oldu.”

Türkiye’nin, kim ne derse desin terör koridoru oluşturmak isteyenlere müsaade etmeyeceğine dikkati çeken Asil, ambargolardan yılmayan bir Türkiye tablosunun birinci asrın bilançosu olacağını söylemiş oldu.

Asil, amaçlarının 100 yıl sonrasında bakıldığında, bir gurur abidesi olarak Türkiye’yi yapabileceklerinin en üst seviyesine taşımak olduğuna işaret eden Asil, sözlerini şöyleki sürdürdü:

“FETÖ’nün devletin en mühim mekanizmasını yok etmek için tüm kuvvetli devletlerle ittifak halinde Türkiye’ye saldırmış olduğu bir dönemde, Türk Devleti’nin tüm kurumlarını, tüm işleyişini ayakta tutabilmek için ortaya konulmuş olan gayreti ve mücadeleyi takdir ediyorum. Bunun tarihimizce de takdir edileceğine inanıyorum. Bilhassa etrafımızdaki coğrafyaya ve dünyaya örnek olabilecek bir emek harcamayı, işleyişi ve kurumların iyi mi bir ülkede meydana getirilebileceğinin örneğini verdiğiniz için her insana teşekkür ediyorum. Yapmak istedikleri devletin ayakta duran mekanizmasını ortadan kaldırabilmekti. Bunu sağlayamadılar ve bunu başaramadılar. Tam tersi daha güçlüsünü tahkim ederek inşallah Cumhuriyet’in ikinci asrında, bizlerden sonraki nesle hem kuvvetli bir devleti hem kuvvetli bir Türkiye’yi hem de tüm dünyaya sözünü yargı olarak geçirebilecek bir milleti ve altyapısını bırakabilme kabiliyetini hep birlikte sağlarız.”

Bakan Asil, konuşmasının arkasından toplantıya katılanlar ile hatıra fotoğrafı çektirdi.

Yoruma kapalı.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası