41 kişi hayatını kaybetmişti… Amasra’daki maden kazası ile ilgili önemli gelişme

Amasra Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye getirilen şüphelilerden TTK Amasra Kurum Müdür Yardımcısı S.A. ile kartiyelerden (Birkaç üretim ünitesinden oluşan ocak) görevli maden mühendisleri L.A. ve İ.H.M, savcılıktaki sorgularının arkasından tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi.

Nöbetçi hakimlik, 3 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden yönetimsel müdür S.S.B, elektrik mühendisi H.O, güvenlik şefi F.G, ikinci kartiye şefi Ş.K, hazırlık şefi S.Y, elektro mekanik şube müdürü M.G, elektrik servis şefi O.Ö, makine mühendisi Ş.O. ve makine mühendisi M.A. ise savcılık sorgusunun arkasından özgür bırakıldı.

Şüphelilerden TTK Amasra Kurum Müdürü Cihat Özdemir ile elektro mekanik baş mühendisi S.Ö, maden mühendisi R.O, sondaj şefi T.U, yerbilim mühendisi H.O.K, güvenlik mühendisi Ş.K, güvenlik vardiya nezaretçisi M.O, maden teknikeri M.Ö, iş güvenliği şube müdür vekili V.S, işletme müdürü S.E, işletme baş mühendisi M.T. ve maden mühendisi H.G’nin adliyedeki işlemleri sürüyor.

Bartın’ın Amasra ilçesindeki TTK Amasra Müessesesine ilişkin maden ocağında 14 Ekim Cuma günü saat 18.15 sıralarında meydana gelen patlamada 41 işçi yaşamını yitirmiş, 11 işçi yaralanmıştı.

Amasra Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 27 Ekim Perşembe günü aralarında TTK Amasra Kurum Müdürü Cihat Özdemir’in de bulunmuş olduğu 25 şüpheli hakkında gözaltı sonucu verilmişti.

Polis ekipleri, şüphelilerden 24’ünü gözaltına alarak Amasra İlçe Güvenlik Müdürlüğüne götürmüştü, hakkında gözaltı sonucu verilenler içinde bulunan vardiya çavuşunun ise İstanbul’da hastanede tedavi gören madenci kardeşine refakat etmiş olduğu öğrenilmişti.

Maden, yerbilim, jeofizik, elektrik ve makine mühendisleriyle iş güvenliği uzmanından oluşan 7 kişilik bilirkişi heyetinin hazırladığı 28 sayfalık ön araştırma raporu, Amasra Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.

Raporun “Denetleme” başlığında şu ifadelere yer verildi:

“Yeraltı taş kömürü madenciliği ‘oldukca tehlikeli işler’ sınıfında olduğundan gerek Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Ruhsat Denetleme Dairesi Başkanlığı tarafınca gerekse de Emek verme ve Toplumsal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafınca rutin denetimlere doğal olarak tutulmaktadır. Maden işletmesinde meydana gelen denetim faaliyetleri sonucunda hazırlanan raporlarda havalandırma, metan drenajı, kömür tozu ile savaşım ve benzeri mevzularda tespit yada iyileştirmeye yönelik bir talep, tavsiye ya da yaptırım uygulanmamıştır. Denetleme mekanizmasının ihtiyaç duyulan etkinliği sağlayamadığı görülmekte olup, kazanın meydana gelmesinde tesiri vardır.”

Raporda “Teknik Personel Sayısındaki Eksiklik” başlığı altında “Yeraltının zor şartları ve karmaşa jeolojik yapısından dolayı, maden ocağında etkin bir denetlemenin sağlanması oldukca önemlidir. İşletmede P2 vardiyası (08.00-16.00) dışındaki vardiyalarda bulunan mühendisler genel anlamda vardiya mühendisleridir. Müessesedeki toplam vardiya mühendisi sayısı 4’tür. Kazanın meydana geldiği P2’de görevli tek vardiya mühendisi R.O’dur. Kendisi, yer üstündeki rutin işlerini tamamlayıp, saat 17.50’de yer altına girip, üretim yerine giderken -300 kotunda kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. İşletmede, yer altındaki değişik kartiye (birkaç üretim ünitesinden oluşan ocak) ve birimlerde meydana getirilen tüm teknik işleri tek bir vardiya mühendisi ile denetlemenin ve yönetmenin yetersiz kalacağı aşikardır. Bu kusur, kazanın meydana gelmesinde etkendir.” değerlendirmesinde bulunulmuş oldu.

Raporun “İş Güvenliği Eğitimleri ve Acil Durumlara Yönelik Tatbikatlar” başlığında ise şunlar kaydedildi:

“Yeraltı maden işletmesinde ihtimaller içinde bir acil durumda yeraltı çalışanlarının yer yüzüne ulaşabilmesinin en mühim destekçisi, Oksijenli Ferdi Kurtarıcı (OFK) maskeleridir. ATİM’de (Amasra Taşkömürü İşletme Müessesesi) meydana gelen vakada, yer altı maden işçilerinin OFK maskelerini kullanmakta yetersiz olduklarını belirttikleri görülmüştür. Gerek kazadan kurtulan işçi B.S’nin anlattıklarında gerekse de öteki işçi şahit ifadelerinde acil durum tatbikatlarında yetersizlikler olduğu beyan edilmektedir (19.10.2022 tarihindeki savcılık ifadesi). İş güvenliği eğitimleri ve tatbikatlar mevzusunda görülen eksiklikler, kaza sırası ve sonrasında meydana gelen hataların kaynağını oluşturmaktadır.”

Öte taraftan, bilirkişi ön raporunda kusur atfedilen görevli kişilerle ilgili değerlendirme ve tespitler de yer aldı.

Yoruma kapalı.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası